Bir Mushaf Bir Hafız

Bir Mushaf, Bir Hafız, Bitmeyen Bir Hayır

Afrika’nın bazı bölgelerinde Kur’an-ı Kerim’e ulaşmak, bizim düşündüğümüz kadar kolay değil. İmkânların son derece sınırlı olduğu medrese ve köylerde çocuklar, Allah’ın kelamını öğrenebilmek ve ezberleyebilmek için ayetleri tahta levhaların üzerine yazarak çalışıyor. Ellerinde kendilerine ait bir Mushaf bulunmasa da Kur’an öğrenme arzularından vazgeçmiyorlar.

Onların bu gayreti, bizlere büyük bir sorumluluğumuzu yeniden hatırlatıyor: Kur’an öğrenmek isteyen bir çocuğun önündeki imkânsızlıkları kaldırmak ve bir hafızın yetişmesine vesile olmak.

Tahta Levhalardan Hafızlığa Uzanan Yol

Bir çocuğun önünde eski bir tahta levha, elinde küçük bir kalem ve kalbinde Kur’an sevgisi…

Yazdığı ayetleri defalarca okuyor, ezberliyor, levhayı temizliyor ve ardından yeni ayetleri yazmaya başlıyor. Bu zorlu şartlar altında başlayan eğitim, sabırla ve büyük bir gayretle devam ediyor. Ancak Kur’an-ı Kerim sayısının yetersiz olması, hem öğrencilerin eğitimini hem de hocaların çalışmalarını güçleştiriyor.

Oysa bir Mushaf, o çocuk için yalnızca bir kitap değildir. Bir Mushaf; ilim, umut, ibadet ve hafızlığa açılan bir kapıdır.

Bir Kur’an-ı Kerim Bağışı Neleri Değiştirir?

Bağışlanan her Kur’an-ı Kerim;

* Bir öğrencinin ayetleri doğrudan Mushaf üzerinden öğrenmesine,
* Hafızlık eğitimini daha düzenli ve sağlıklı sürdürmesine,
* Kur’an’ın yeni nesillere öğretilmesine,
* Camilerde, medreselerde ve köylerde yıllarca okunmasına,
* Yeni hafızların ve Kur’an öğreticilerinin yetişmesine vesile olur.

Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:

“Sizin en hayırlınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir.”
(Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân, 21)

Kur’an öğrenen bir çocuğa destek olmak, yalnızca bugüne yapılan bir yardım değildir. O çocuk ezberlediği ayetleri hayatı boyunca okuyacak, namazlarında tilavet edecek ve belki de gelecekte yüzlerce öğrenciye öğretecektir.

Sadaka-i Cariye Olarak Kur’an Bağışı

Sadaka-i cariye, insanın vefatından sonra da sevabı devam eden hayırlardan biridir. Bir camiye, medreseye veya Kur’an öğrencisine bağışlanan Mushaf, okunduğu ve öğretildiği müddetçe bağışçısına hayır kazandırmaya devam eder.

Bu bağışınızı;

* Kendiniz ve aileniz adına,
* Vefat eden yakınlarınızın ruhuna,
* Anne ve babanız adına,
* Şükür niyetiyle,
* Hastalarınıza şifa duasıyla,
* Gelecek nesillerin Kur’an’la yetişmesi niyetiyle yapabilirsiniz.

Belki bağışladığınız Mushafı okuyacak çocuğu hiç görmeyeceksiniz. Fakat onun dilinden dökülen her ayet, sizin amel defterinize yazılan bir iyiliğe dönüşebilir.

Bir Hafızın Yetişmesine Birlikte Vesile Olalım

Bizler, Müslümanlar olarak Kur’an’a ulaşmak isteyen kardeşlerimizin yanında olmakla sorumluyuz. Evlerimizde birden fazla Kur’an-ı Kerim bulunurken, dünyanın başka bir köşesinde bir öğrencinin ayetleri tahta üzerine yazarak ezberlemeye çalışmasına kayıtsız kalamayız.

Önce İnsan Uluslararası Kadın ve Çocuklarla Dayanışma Derneği olarak Afrika’daki medrese ve ihtiyaç sahibi öğrencilere Kur’an-ı Kerim ulaştırıyoruz. Dağıtımlarımızı yerinde gerçekleştiriyor, bağışçılarımızı yapılan çalışmalar hakkında görüntülerle bilgilendiriyoruz.

Her bağış, bir çocuğun Kur’an’la buluşmasına; her Mushaf, yeni bir hafızın yetişmesine vesile olabilir.

Bir Mushaf Bağışla, Bir Ömre Dokun

Bugün yapacağınız Kur’an-ı Kerim bağışıyla bir öğrencinin eğitim yolculuğuna ortak olabilir, yıllar boyunca devam edecek bir sadaka-i cariyeye vesile olabilirsiniz.

Tahta levhalara yazılan ayetlerin, çocukların ellerindeki Kur’an-ı Kerimlere dönüşmesi için desteğinizi bekliyoruz.

Bir Mushaf, bir çocuğun hayatını değiştirebilir.
Bir hafız, Kur’an’ı nesiller boyunca yaşatabilir.
Bir bağış, sevabı hiç tükenmeyen bir hayra dönüşebilir.

İyilik önce insanla başlar.

Önce İnsan Derneği
🌐 www.onceinsander.org.tr
📞 +90 (537) 527 70 68

Paylaş

Diğer Blog Yazıları

Kurban: Paylaşmanın, Yakınlaşmanın ve Kardeşliğin Sembolü

Kurban: Paylaşmanın, Yakınlaşmanın ve Kardeşliğin Sembolü

Kurban: Paylaşmanın, Yakınlaşmanın ve Kardeşliğin Sembolü Kurban, yalnızca bir ibadetin yerine getirilmesi değil; paylaşmanın, kardeşliğin ve ihtiyaç sahibinin sofrasına misafir olmanın en güzel yollarından biridir. Allah rızası için kesilen bir kurban, dünyanın başka bir köşesinde belki de uzun zamandır et yiyemeyen bir ailenin sofrasına ulaşabilir. Özellikle Afrika’nın yoksullukla mücadele eden bölgelerinde birçok aile için et, her gün ulaşılabilen temel bir gıda değildir. Gelir yetersizliği ve gıdaya erişimde yaşanan güçlükler nedeniyle bazı aileler uzun süre et tüketemeyebiliyor. İşte kurban bağışları, bu sofralara değerli bir gıda desteği ulaştırmanın yanında dünyanın farklı coğrafyalarındaki Müslümanlar arasında güçlü bir kardeşlik köprüsü kuruyor.

Afrika’da Bir Çift Göze Işık Ol

Afrika’da Bir Çift Göze Işık Ol

Afrika’da Bir Çift Göze Işık Ol: Katarakt Ameliyatıyla Bir Hayatı Değiştir Görmek, çoğumuz için hayatın doğal bir parçası. Sabah uyandığımızda sevdiklerimizin yüzünü görmek, yürüdüğümüz yolu seçebilmek, çocuğumuzun gözlerinin içine bakabilmek… Fakat Afrika’nın yoksullukla mücadele eden bölgelerinde yaşayan binlerce insan için görmek, yeniden kavuşmayı bekledikleri büyük bir nimet.

Kış Yardımları: Soğuk Havada Sıcacık Destek

Kış Yardımları: Soğuk Havada Sıcacık Destek

Kışın Soğuğunu Değil, Umudunu Paylaşıyoruz Kış ayları birçok insan için huzur ve sıcak aile ortamını ifade ederken, binlerce ihtiyaç sahibi aile için ise soğuk, yokluk ve belirsizlik anlamına geliyor. Özellikle çocuklar, yeterli kışlık kıyafete sahip olmadan, ısınma imkânı kısıtlı evlerde yaşam mücadelesi veriyor. İşte tam da bu noktada Önce İnsan Uluslararası Kadın ve Çocuklarla Dayanışma Derneği olarak dayanışmayı büyütüyor, iyiliği ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz.