
Bir yudum su… Bizim için günlük hayatın sıradan bir parçası. Gazze’de ise bugün bir çocuğun, bir annenin, bir ailenin gününü değiştirebilecek kadar kıymetli.
Musluğu açtığımızda suyun akacağından eminiz. Çocuğumuza bir bardak su verirken bunun nasıl büyük bir nimet olduğunu çoğu zaman düşünmeyiz. Fakat Gazze’de binlerce aile için temiz suya ulaşmak artık günlük hayatın en ağır mücadelelerinden biri hâline geldi.
Birleşmiş Milletler’in 11 Eylül 2026 tarihli raporuna göre Gazze’de değerlendirilen hanelerin %91’i orta veya yüksek düzeyde su güvensizliği yaşıyor ve çok sayıda aile su tankerlerine bağımlı durumda. UNICEF de 2026 yılı ortası değerlendirmesinde ailelerin önemli bölümünün kişi başına günlük 6 litre suya dahi ulaşamadığını bildiriyor.
Gazze’ye ulaşan bir tanker düşünün…
Elinde bidonuyla bekleyen bir çocuk için o tanker susuzluğun bitmesi, bir anne için çocuklarına temiz su içirebilmenin huzuru, bir aile için ise birkaç gün daha hayata tutunabilmek demektir.
Su yalnızca içmek için değildir.
Yemek pişirmek için sudur.
Bir çocuğun ellerini ve yüzünü yıkayabilmesi için sudur.
Hastalıklardan korunabilmek için sudur.
Bir annenin bebeğinin temizliğini yapabilmesi için sudur.
Bu nedenle bugün Gazze’ye ulaştırılan her damla su, aynı zamanda sağlığa, temizliğe, insan onuruna ve hayata yapılan bir yardımdır.
UNICEF, Gazze’deki su ve sanitasyon altyapısının büyük bölümünün zarar gördüğünü; mevcut şartların özellikle çocuklar açısından susuzluk ve su kaynaklı hastalık riskini artırdığını bildiriyor.
Belki kilometrelerce uzaktayız.
Belki o çocuğun adını hiç öğrenmeyeceğiz.
Ama onun elindeki boş bidonun dolmasına vesile olabiliriz.
Bazen iyilik, büyük sözlerden değil bir bardak sudan başlar. Bir çocuğun su içerken yüzündeki rahatlık, bir annenin evladına temiz su verebilmesi, susuzluk içerisinde bekleyen bir ailenin kapısına ulaşan tanker…
İşte yardımın gerçek karşılığı budur.
Önce İnsan Derneği olarak Gazze’de temiz su ihtiyacına destek olmak ve imkânlarımız ölçüsünde daha fazla aileye ulaşmak için su ikramı çalışmalarımıza destek bekliyoruz.
Bir tankerin tamamını karşılamak zorunda değilsiniz.
Bir hisseyle de bu iyiliğin parçası olabilirsiniz.
Çünkü bir tanker birçok insanın katkısıyla dolabilir; fakat ulaştığında susuzluğunu giderdiği insan için o suyun değeri ölçülemez.
1 Tanker Su: 25.000 TL
1 Hisse: 2.500 TL
Siz de bir tanker suya ortak olun, Gazze’de umuda ortak olun.
İyilik önce insanla başlar.
Önce İnsan – Uluslararası Kadın ve Çocuklarla Dayanışma Derneği
Kurban: Paylaşmanın, Yakınlaşmanın ve Kardeşliğin Sembolü Kurban, yalnızca bir ibadetin yerine getirilmesi değil; paylaşmanın, kardeşliğin ve ihtiyaç sahibinin sofrasına misafir olmanın en güzel yollarından biridir. Allah rızası için kesilen bir kurban, dünyanın başka bir köşesinde belki de uzun zamandır et yiyemeyen bir ailenin sofrasına ulaşabilir. Özellikle Afrika’nın yoksullukla mücadele eden bölgelerinde birçok aile için et, her gün ulaşılabilen temel bir gıda değildir. Gelir yetersizliği ve gıdaya erişimde yaşanan güçlükler nedeniyle bazı aileler uzun süre et tüketemeyebiliyor. İşte kurban bağışları, bu sofralara değerli bir gıda desteği ulaştırmanın yanında dünyanın farklı coğrafyalarındaki Müslümanlar arasında güçlü bir kardeşlik köprüsü kuruyor.
Afrika’da Bir Çift Göze Işık Ol: Katarakt Ameliyatıyla Bir Hayatı Değiştir Görmek, çoğumuz için hayatın doğal bir parçası. Sabah uyandığımızda sevdiklerimizin yüzünü görmek, yürüdüğümüz yolu seçebilmek, çocuğumuzun gözlerinin içine bakabilmek… Fakat Afrika’nın yoksullukla mücadele eden bölgelerinde yaşayan binlerce insan için görmek, yeniden kavuşmayı bekledikleri büyük bir nimet.
Bir Mushaf, Bir Hafız, Bitmeyen Bir Hayır Afrika’nın bazı bölgelerinde Kur’an-ı Kerim’e ulaşmak, bizim düşündüğümüz kadar kolay değil. İmkânların son derece sınırlı olduğu medrese ve köylerde çocuklar, Allah’ın kelamını öğrenebilmek ve ezberleyebilmek için ayetleri tahta levhaların üzerine yazarak çalışıyor. Ellerinde kendilerine ait bir Mushaf bulunmasa da Kur’an öğrenme arzularından vazgeçmiyorlar. Onların bu gayreti, bizlere büyük bir sorumluluğumuzu yeniden hatırlatıyor: Kur’an öğrenmek isteyen bir çocuğun önündeki imkânsızlıkları kaldırmak ve bir hafızın yetişmesine vesile olmak.