Bugün FETÖ gibi yapılanmaların veya dinî duyguları istismar ederek insanları kendilerine bağlayan, onları maddi, manevi ya da siyasi amaçları uğruna kullanan yapıların ortaya çıkışını yalnızca bugünün meselesi olarak görmemek gerekir. Bu mesele, çok daha derin bir eğitim, ilim, ahlak ve din anlayışı problemidir. Yaklaşık iki asırdır İslam dünyasında yaşanan fikrî, siyasi ve toplumsal kırılmalar; son yüz yılda ise milletimizin dinî eğitimle olan bağının ciddi biçimde zayıflaması, büyük bir boşluk meydana getirmiştir. Bu boşluk ortadan kalkmadığında onu mutlaka birileri doldurmaktadır. Çünkü insanoğlunun yaratılışında inanma, anlam arama, kendisinden daha yüce bir hakikate bağlanma arzusu vardır. İşte mesele tam da burada başlamaktadır.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE: KARDEŞLİĞİ YENİDEN HATIRLAMAK Türkiye bugün sadece bir terör meselesini değil; istikbalini konuşuyor. Asıl soru nettir: Bir daha hiçbir evladımızın dağa çekilmediği, hiçbir annenin gözyaşı dökmediği ve gençlerin etnik kimliklerle birbirinden ayrıştırılmadığı bir geleceği nasıl inşa edeceğiz? Silahların susması kritiktir; fakat kafi değildir. Meseleyi yalnızca silahtan ibaret görmek, onu doğuran öfkeyi ve aidiyet krizini çocuklarımıza miras bırakmak demektir. Bu yüzden Terörsüz Türkiye’nin temeli dağlarda değil, evlatlarımızın kalbinde atılmalıdır. Tam da bu noktada, İslam’ın asırlar önce ilan ettiği o büyük ölçüye dönmek zorundayız:
İsrail zulmüne direnişini onurlu bir şekilde devam ettiren Gazze halkına yardımlarını sürdüren Önce İnsan Uluslararası Kadın ve Çocuklarla Dayanışma Derneği’nin yardım partnerlerinden birisi de Uluslararası Ticari Eşleştirme Platformu (UTEP) oldu. Hz. Muhammed’in dünyaya teşrifinin yıl dönümü münasebetiyle 5 bin kişilik sıcak yemek dağıtımının yer aldığı ”Gazze Ümmet Sofrası” etkinliğine, hayırseverlerin yanısıra UTEP de katkı sundu. Mevlid Kandil’inin de kutlandığı bu anlamlı günde mazlum ve mağdur Gazze halkının yanında ilk günden beri durmaya gayret gösteren Önce İnsan Derneği, 5 bin kişilik geniş kapsamlı sıcak yemek desteğiyle Gazzeli kardeşlerimizin onurlu mücadelesine destek vererek, ”Önce İnsan, Önce Gazze” parolasıyla çalışmalarını sürdürüyor. Konuyla ilgili görüşlerini aktaran Önce insan Derneği Başkanı Nuray Canan Songür, soykırımcı İsrail’in Gazze’de 23 aydır aralıksız sürdürdüğü saldırıların bir insanlık dramı olduğuna vurgu yaparak, ”Yeryüzünün hangi coğrafyasında bir Müslüman kardeşimiz mağdur durumdaysa, onun acısına ortak olmak, yükünü hafifletmek bizim hem insani hem de inancımız gereği sorumluluğumuzdur. Gazze’de kan, gözyaşı, acı sona erene kadar elimizi o bölgeden çekmeyeceğiz ” şeklinde sözler sarf etti.